22 Şubat 2018

Ergene sesleniş :))


İleride hatırlar mısın bilmem ama arada böyle önemli zamanlarda, bir açıklama falan yapılması gerektiğinde Ulusa Sesleniş diye bir program koyarlar ve her kanalda aynı saatte o yayınlanır. Sana her sene yazdığım bu yazıları şimdi ona benzettim :))) Cumhurbaşkanı gibi bir anan var oğlum ahahahaaaa :))) Kıymetini bil :))))

Sen ergen ergen evrilmeye başladıkça bu yazıların senin gözünde çok da önemli olmadığını düşünüyorum. Erkekler bu tarz şeylere pek önem vermezler genelde. Her ne kadar senin bu konuyla ilgili hassasiyet ayarlarınla oynamaya çalışsam da genlerinin galip gelme olasılığı yüksek. Sen kıymet bilmezsen belki ileri de bir kızın olursa "ayyyyy babaannem ne tatlişkoymuş, neler yapmış babama" der belki 😂😂😂 Bu anılarımızı derler, toparlar...

Oflamaaaa bana, bugünkü hissiyatım böyle 😃

Hatta evrimini de yerleştireyim buraya tam olsun 😉


Gel şimdi klasik stilimize dönelim ve geçen 1 yaşımıza kuş bakışımızı yapalım seninle...

Bu yıl okuma alışkanlığı konusunda level atladın. Bir okuma zevkin oluşmaya başladı. Polisiye, macera seviyorsun şu sıralarda. Devamının gelmesini diliyorum.

Okul konusunda radikal bir değişiklik yaşadık. Asla ve kat-a dediğim özel okula geçiş yaptık bazı endişelerimizden dolayı. Sen çok mutlu oldun bu duruma ve oldukça kolay bir şekilde adapte oldun. Bazen acaba daha önce mi yapsaydık dediğim de olmadı değil hani ama maddi olarak yorulduğumuz da bir gerçek. Bunu anladığını ümit ediyorum :) Ki öyle de davranıyorsun zaten, teşekkür ederim bu konuda sana ♥

Bu sene ikimiz bir ilki gerçekleştirdik ve ilk defa bir gemi seyahatine çıktık. Benim zamanımda bir aşk gemisi dizisi vardı ve ben o gemide olmayı çok hayal ederdim hep. Ben hayalimi gerçekleştirmenin mutluluğundayken sen hayal kırıklığına uğradığını söyledin. Meğer gemi turu, gemi turu deyince biz sen ultra lüx bir yatla mavi tur hayali kurmaktaymışsın 😂😂😂 Bu halin bizi çok güldürse de ileride inşallah gerçekleştirirsin oğlum dedik ♥

Geçenlerde bana anne ben sevgili yapayım mı diye sordun. Yap oğlum, aday var mı hani dedim şaşkınlıkla. Sende bana meraktan sormuşsun meğer, galiba arkadaşlarının ufak ufak böyle şeyleri olmaya başladı. Sende bir heves ettin. Karşı cinse karşı ıyyykkkk modundan şu an utanma moduna geçtin zaten. Hatta kalem kutuna bir not bırakmışlar "Oytun senden çok hoşlanıyorum"  diye. Deli gibi aradın da bulamadın kızı. Trollediler galiba diye de pek üzüldün :)) Üzülme oğlum inan bunun da zamanı gelecek... Bir süre daha şu kızlardan uzak durma halinde kalsan bir anne olarak emin ol çok mutlu olacağım 😉

Bugüne kadar aynaya hiç bakmadığın kadar aynaya baktın bu sene. Saçlarım şekil, önümden çekil modun hiç eksik olmadı. Yok orası kalkıyor, yok burası kalkıyor diye söylendin gezdin. Hatta bir saç kestirdiğinde saçına fön çektirdin de allahım bu çocuğu ben mi doğurdum dedirttin bana 😂😂😂 Kafanı hiç oynatmadan gezdin. Hele gece yatarken nasıl yatsam acaba, saçım bozulacak şimdi derdine düştün :)

Oğlum iz kalacak dedikçe sen yolup durdun sivilcelerini. Psikopata bağladın bu konuda.

Hâlâ rahat kıyafetler tercihin, eşofmana bayılıyorsun. Bel rahatlığı=kıyafet rahatlığı konusunda bir denklemin var. Şükür ki bunu giysen keşke dediğimde de çok sıkıntı yaşatmıyorsun. Sihirli cümlem "çok yakışıklı oluyorsun bu kıyafetle". Biliyorum çok fenayım hahahaaaa :D

Güzel film arkadaşlığı ediyoruz birbirimize. Başlarda alt yazılı filmlere mırın kırın ediyordun ama artık alıştın ♥ Bu sene Oscarları sende benim gibi dört gözle bekliyorsun hatta.

Arden'le abilik durumların bu sene de çok keyifli. Her telefon konuşmamızda avu avu diye seni istediğinde çok mutlu oluyorsun. Aramzamzam diye bir tekerlemeyi tekrar tekrar söylüyorsunuz, sevginiz enerji dolu... Dileğim hep böyle olmanız ♥

Bu yaşında ilk defa okul gezisine katıldın. Nasıl bir telaş yaptın anlatamam. Yiyeceğin, içeceğin, yapacağın şeyleri kendi kendine planladın. İzmir'de uzay kampına gittiniz ve çok eğlendiniz. Hatta şimdilerde kısa bir kamp programına dahil olmak istiyorsun. Biz de kısmet diyoruz 😉

Tiyatro konusunda şanslı bir yıldaydık. Profesyonel anlamda ilk defa tiyatroya gittin ve ustaların ustası Haldun Dormen'i izleme şansını yakaladın. Keyifli ve güzel bir deneyimdi senin için. Şimdi tiyatro deyince kulaklarını dikiyorsun hemen kim, kim diye :)))

Evde ve mutfakta sorumluluklarını bir tık yükselttik. Hala çöp atma görevinden kurtulamadın ama :)) Arden'in büyümesini bekliyorsun ama boşa hayal kuruyorsun :)) Arden büyüse bile ancak seni yaz tatillerinde kurtarır ahahaaa :) Üzgünüm :))) Odanı süpürme görevini başarıyla hallediyorsun. Arada kıyafetlerini dolaba tıkıştırıyorsun gerçi ama aşacağız bunu da. Kıyafet katlamak konusunda çok başarısızsın hala :))) Son dönemde bir de salata yapma görevini sana devrettim ki bu benim için şahane oldu emin ol :))) Şimdilik keyifle yapıyorsun gerçi ama çok yakın zamanda mızıldanmaya başlarsın biliyorum :)))

Okul çıkışlarında yanıma geldiğinde ufak tefek alışveriş işlerimizi de hallediyorsun bu sene. Ama hala neyin ne kadar olduğunu sormak gibi bir alışkanlık edinemedin. Ne kadarmış dediğimde paranın üstüne göre hesap yapıyorsun.

Youtuber olmak gibi bir hayalin var. Hatta videolarının açılış grafiklerini vs de hazırladın. Oyun yayınlamak istiyorsun, bunun için tek hayalin üst seviyede bilgisayar. Henüz ekonomik onay alamadın, başımızı didikleyip duruyorsun :))) Enes Batur ve Buğra'nın hayranısın. Youtuberların ne kadar para kazandıkları ile ilgili bir sürü hipotezin var. Ve bu hipotezler bitmek bilmiyor :)

Bu sene pazarda kitap sattın. İlk başta zor geldi ama baktın ki paralar sana kalıyor, bir kaç hafta üst üste denedin bu işi :) Bu sene Arden'i de vereceğim yanına... Pazara devam bilgin olsun :)))

Yağmurda yürümeyi seviyorsun. Hala garip ve soğuk espriler konusunda ısrarcısın. Gülmekten ve güldürmekten hoşlanıyorsun. İstediğin bir şey olmayınca hemen modunu düşürüp ya küsüyorsun, ya ağlıyorsun. Renk tercihin bu sene belirgin değil; sarı ve pembe haricinde her renge sıcaksın.

Ergen kokunla şahanesin, Oytun banyoya offf dediğimde üzerime üzerime gelip beni sinir ediyorsun. Neymiş doğallık güzelmiş, mis gibi kokuyormuşsun ahahahaaaa :)

Dert ortağımsın, sevinç kaynağımsın, kızdıranımsın, gülümsetenimsin, söylendiğimsin, gururlandığımsın... Her duyguyu tattıranımsın kısaca...

Bazen oldukça endişeli bir anne oluyorum farkındayım. Ve bu seni oldukça fazla geriyor bunun da farkındayım. Bazen törpüleyemiyorum annem kendimi özür dilerim. Biliyorum su akacak ve yolunu bulacak... Annelik farklı bir müessese be oğlum, anla o yüzden beni...

Daha çok gülümse,
Daha çok sarıl,
Öfkeni içinde tutma,
Haksızlığa uğradığını düşündüğünde kendini savun,
Hayallerini kısıtlama, kendini hiç kısıtlama,
Konuş ama dinlemeyi de bil,
Sevgiyi hafife alma,
Daha çok sev,
Nefreti içinde barındırma, bırak gitsin suya dağa taşa,
Efendilik sana çok şey kazandıracaktır ama kavga etmen gerektiğinde de korkma, dal içine,
Hayat senin için hâlâ uzun, ileride keşke demeyeceğin bir hayat sür,
Ve seni çok sevdiğimi hiçbir zaman unutma.

Nice mutlu yaşlara birlikte oğlum...

Annen...








19 Şubat 2018

Bu hafta #7


Günaydın ve iyi haftalar diyerek yazıma başlayayım :)

Dolu dolu bir hafta geçirdim, birkaç madde hariç listemi de tamamladım, mutluyum...

Haftanın en önemli olayı Oytun'un şarkı yarışmasıydı. Okulda arada sırada böyle organizasyonlar yapmaları çocukları mutlu ediyor. Bize de eğlence oluyor. Müzikle ilgili yeteneği olmayan ergenimin ben yarışmaya katılacağım demesi bile şaşırtıcıydı benim için ama sahnede onu izlemek daha şaşırtıcıydı. Evet sesi kötüydü. Konuşurken bile şu aralar kötü çıkıyor sesi çünkü ergenlikten dolayı. Kalın kalın giderken birden incelip çok sesli koroya dönüşüyor. Sahneye çıkmadan az önce yanıma gelip benim sesim çok kötü, çıkmaktan vazgeçtim diyerek bir kararsızlık sergilese de hafif bir gaz ile emin adımlarla çıkmayı başardı. Ve keyiflendi de... Alkışı sever zaten :)
Sonra garip bir özgüven ile neden ilk üçe kalamadım ben diye mızıldasa da farklı bir deneyim yaşadı.
Tekrar söylüyorum özgüvenin fazlası zarar ahahahaaaa :))))

Son zamanlarda konserve yemek yapma işine dadandım ve bu hayatımı çokça rahatlattı. Yemek yaparken çokça yapıyorum ve bir öğünde yiyeceğimizden fazlasını ocaktan indirir indirmez yine öğünlük olacak şekilde kavanozluyorum. 2-3 hafta çok rahat dayanıyor yemekler. Akşam sanki lokantaya gitmiş gibi bugün hangi çorbayı içsek, hangi yemeği yesek diye buzdolabından seçmece yapıyorum. Bazen yanına pilav ya da makarna şipşak sofra hazır. Hep aynı yemeği yemekten de kurtulmuş oluyoruz böylece...

Bu hafta yemeklerde salata yapma işini de Oytun'a sattım ahahahaaa :) Salatalık malzemeyi yıkayıp önüne veriyorum, o yapıyor salatayı. Ben de bu arada evimi toparlayıp, sofra kuruyorum. Vakitten kazanıyoruz. Hem de kendisi yaptığı için salatayı kaşık kaşık benimle yarışarak yiyor ♥

Sinemaya gidemem bu hafta diyordum ama yarışmadan çıkışta doğaçlama takılınca istediğim filme de gidebildik. Cebimdeki yabancı umduğumdan çok çok iyiydi. Ayrıntılı yazarım yine ama hala gösterimde iken mutlaka gidin diyorum.

Bu hafta hiç kitap okumadım, sinemada izlediğim film hariç hiç film izlemedim :/ Haneme bu hafta için kocaman bir (-) yazıyorum o sebeple.

Yarım el işlerimi çıkarttım, baktım baktım yeniden kaldırdım hahahaaaa :)))  Azıcık bir kağıt ipim varmış, ondan clutch yapmaya karar verdim. İpi bitirmek de yarım iş bitirmek kadar zevkli olur hem :))) Ömrünü 1 ay biçtim ama bakalım ne zaman bitireceğim ;)

Benden bu kadar, hafta planlamamı da yapar kaçarım ben ♥


* Gardrop Şebo gardrop.... Son ikaz...

* Oytun'a pasta siparişi ver. (Bu sene pasta kesme işini okulda yapmak istediğine karar verdi )

* Cuma gününe bir toparlanmaca planla, küçük bir kutlama da orda yap.

* Banka ödemelerini hallet.

* Hafta sonu yatılı misafirimiz var. (İptal)

* En iyi film kategorisinde bir filmin kaldı en azından onu seyret. (Başka film seyredebileceğimi sanmıyorum, bu hafta işler yoğun işten geç çıkarım çünkü)

* Oytun'un fen projesi malzemelerini hazırla.





17 Şubat 2018

The Post / Altın Küre Çelınc #7 / Oscar2018 #6


Film yazılarını biraz hızlandırmam lazım, yazılmayı bekleyen 2 filmim daha var çelınc için. Vakit bulmakta zorlanıyorum...
Hoş daha izlemem gereken en az 6 film daha var, en az o da :/ Biraz sıkıştırmak lazım artık, gelecek haftaya iyi bir planlama yapmam lazım o sebeple...
Hadi hayırlısı ;)



THE POST / 2017

Oscarda en iyi film ve en iyi kadın oyuncu dallarında sadece iki adaylığı mevcut. Altın Kürede ise 6 adaylığı olmasına rağmen ipi göğüsleyemeyenlerden. Aynı sonucun Oscarda da olacağını düşünüyorum.

Neyse efenim biz filmimizin konusuna geçelim ilk önce...

Filmimiz Amerikan basın ve özgürlük tarihine damgasını vuran Vietnam Savaşı dönemindeki Pentagon Belgelerinin ilk önce Times daha sonra da Post gazetesinden yayımlanma sürecini ve o dönemin psikolojisini anlatıyor. Ve eleştirilen Nixon dönemine de gayet üslubunca selam çakıyor.... Hatta ve hatta bazı eleştirmenler Nixon üzerinden Trump'a gönderme yapıldığı kanaatindeler.

Amerikan basınını ve tarihini bir kenara bırakıp bu filmi kendi ülkemiz şartlarında izlediğimizde emin olun hepiniz "vayyyy beeee" diyeceksiniz.... Hele filmde "basın, yönetenler için değil yönetilenler için vardır." diye bir cümle var ki üzerinde çokça düşünmeden edemiyorsunuz.... Basın ve habercilik üzerine tarz olarak hayalini kurduğumuz, olması gerekenin ekranda ütopyaymış gibi izlemek benim için can sıkıcı ve üzücüydü...  Oldukça üzücü hem de... Hele doğruyu söylemek uğruna senelerce içeride yatan, öldürülen, sindirilen, işlerinden edilen gazetecilerimizi düşününce boğazım düğüm düğüm oldu....

The Post gazetesinin sahibi ve genel müdürlüğünü yapan Kay Graham'a Meryl Streep hayat vermiş. Bu adı duyunca nedense ben olağanüstü bir şeyler bekliyorum. Bu beklentim de beni hayal kırıklığına uğratıyor o sebeple... Meryl bu filmde iyiydi evet ama olağanüstü değildi... Rol için değil, gerçekten yaşlanmış olduğunu hissettim... Yine de keyifle izledim...

Tom Hanks gazetenin editörü Ben karakterindeydi. Haberi ensesinden yakaladım bırakmam havalarıyla oldukça havalıydı. İyiydi evet ama o da muhteşem değildi. Bunda karakterlerin de payı var tabiki...

Filmde en sevdiğim sahnelerden biri bu haberi yapacağım diye ısrar eden Ben'in Kay Graham'ı siyasi çevrelerle yakınlığı dolayısıyla suçlarken Kay'in bir hamle ile Ben'i Kennedy'lerle çıktığı tatiller ve yediği yemeklerle yakalamasıydı... Şimdi düşününce altı üstü yemek diyoruz ama o dönemlerde o bile belli mesafede yapılmazsa insanın suçlanmasına sebep olabiliyormuş baksanıza...

Basım kararı alındığında insanların yüzünün aydınlanmasını sevdim, dayanışmalarını sevdim, o koşturmacalarını sevdim ve son konuşmaları daha çok sevdim... İnsan kendi dünyasında böyle bir özgürlüğü ararken karşısındaki insanların filmde olsa dahi o coşkuyu, sevinci ve gururu taşımaları insanı hafif kırgın duygulandırıyor...

Sonuç olarak ben bu filmi SEEEEVVVVVVDDİİİİİMMMMM efenim.. Bir başyapıt değil evet belki Oscarlık da değil ama iyi oynanmış, iyi odaklanmış güzel bir film... İzleyin lütfen ♥


14 Şubat 2018

Call Me By Your Name / Altın Küre Çelınc #6 / Oscar2018 #5




CALL ME BY YOUR NAME / BENİ ADINLA ÇAĞIR (2017)

2018 Oscarlarında en iyi film, erkek oyuncu, uyarlama senaryo ve özgün şarkı kategorilerinde toplam 4 adaylığı söz konusu filmimizin. Altın Kürede de benzer adaylıkları olmasına rağmen ödül kapamayan gruba girenlerden.

Çevirmen bir anneyle tarih profesörü babanın oğlu olan Elio (Timothee Chalamet) ailesi ile yaşadığı yazlıklarında günlerini kâh müzikle, kâh kitapla, kâh arkadaşlarıyla tipik yaz eğlenceleri ile geçirmektedir. Babasına yardımcı olmak için yazlıklarına Oliver (Armie Hammer) 'ın gelmesi ile 17 yaşındaki Elio'nun hayatında farklılıklar oluşacaktır. Filmimizin konusunu anlatmam gerekirse kısaca böyle anlatabilirim sanırım.

Film bir kitap uyarlaması ve öğrendiğim kadarıyla filmin devamının da çekileceği resmi olarak duyurulmuş. Kitaptan yola çıkılarak bir sonrası filmi olduğu konuşulanlar arasında. Bekleyip göreceğiz.

Gelelim hissiyat meselelerine....

Timothee Chalamet almış olduğu adaylığı bence sonuna kadar halk ediyor. Cinsel arayışının gidiş gelişlerini, duygusal travmalarını çok iyi geçiriyor. En iyi erkek oyuncu adaylarının filmlerini henüz tamamlamadığım için bu konuda çok yorum yapamayacağım gerçi ama şu anda benim için kuvvetli adaylardan birisi. Eğer ödülü kapabilirse bu genç yaşında ödül alması profesyonel hayatında önemli bir dönüm noktası olacak.

Filmimiz İtalya'nın bir kasabasında geçiyor ve dingin yaşamıyla büyülüyor. Ailenin akdeniz insanlarına has sıcak ve dosthane ilişkileri de filme ayrı bir sempati kazandırıyor.

Filme bir eşcinsel filmi demek aslında bana göre hatalı olur kanaatindeyim. Evet konumuz bu minvalde ilerlese de tensellikten daha çok konunun psikolojisine odaklandıkları için daha çok cinsel bir arayış filmi diyebilirim. 17 yaşında bir genç çocuğun cinsel kimlik arayışı....

Cinsel kimliğin sonradan edinilen bir duygu olmadığına inananlardanım ancak bu filmi izlerken acaba Elio'nun karşısına Oliver çıkmasaydı sorusunu sormadan edemedim. Bu bir tetikleyici unsur muydu yoksa var olan bir duygunun açığa çıkması mıydı... Buna hâlâ karar verebilmiş değilim. Ama bir anne olarak söylüyorum ki bu beni etkiledi ve filme farklı bir gözle bakmamı sağladı...

Filmi ne zamanki bir anne olarak seyretmeye başladım o zaman ebeveynlerin de hareketleri, tutumları da benim için önem kazandı ve filmin yarısından itibaren tekrar başa sararak ikinci kez daha dikkatli izledim filmi. Gayet ilgili, çocuğunun beğenilerini, isteklerini önemseyen bir anne-baba vardı karşımda. Yeniden izlemem farklı bir ipucu getirmedi yani bana. Fakat o final var ya final... Bir baba-oğul konuşması vardı ki, ben o sahneyi tekrar tekrar izleyebilirim. "Hayatını nasıl yaşayacağın seni ilgilendirir" gelişiminde bir konuşmaydı ki tüylerim diken diken oldu.

Sonuç olarak verdiği mesajların ruhta bıraktığı hissiyat sebebiyle bu filmi SEEEEVVVVDDDİİİMM kategorisine atıyorum hafızamda. Ama şu da bir gerçek ki sevgili karındaşımın adlandırdığı üzere daldaki elma ha düştü ha düşecek diye beklenilen durağan bir film olduğunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim. Buna göre izleyip izlememe kararınızı vermenizi öneririm.

Sevgilerle ♥




13 Şubat 2018

Bu hafta #6


Dün inanılmaz yoğundum ve olağan Pazartesi yazısını yazamadım. Bir an yazmasam mı acaba diye düşünsem de gecikmeli yazmaya karar verdim :) Mazeret hakkımı kullanıyorum efenim😉

Okulda ilk haftayı sağsalim atlattı bizim ergen, şükür... Bu sefer daha çabuk adapte oldu... Memnun edici bir gelişme...

Sumru Yavrucuk'un "Shirley" oyununa gittik hep birlikte... İnanılmaz keyifli bir oyundu... Bilahare uzun uzun anlatacağım size. Uzun süreden beri bu kadar kahkaha atmamıştım herhalde.

Sadece iki film izleyebildim; Get Out ve Darkest Hour...  Altın Küre Çelıncda seyredecek daha çok filmim olsa da Oscar listesinde iyi durumdayım sanırım. İlk 6 kategoriden sadece 6 filmim kaldı izleyecek, vaktimiz var daha nasıl olsa.... Törene kadar rahat rahat ahkâm kesebilirim yani 😏

Kitap okumadım ama kitap alışverişi yaptım ahahaaaa 😂😂 Bu nasıl bir ironiyse artık 😂 Üstelik tesadüf bu ya tam Hüsnü Arkan'ın Gülhisarlı Terziler kitabıını almışken Mart ayında da burada konseri olacağını öğrenmek tam bir sürpriz oldu. Ve de tabi ki biletlerimi hemen erken erken kaptım ♥ Sona kalıp dona kalmayayım sonra...

Bu aralar bir puzzle yapasım var ki sormayın gitsin. Bir sürü desen beğendim, tam almaya niyetleniyorum sonra ben bunu bitince nereye asacağım peki diyorum ve vazgeçiyorum. Ertesi gün tekrar niyetleniyorum ahahahaaa :)) Bu kısır döngüye bu hafta devam eder miyim ve hangi duygum galip gelir hiç kestiremiyorum...

Haftaya Oytun'un doğumgünü var ve nasıl bir kutlama istediğine hâlâ karar vermedi. Hoş adamın dışarıda bir yerde parti yapası var ama anası ipin ucunu vermiyor 😂😂😂  Evde yapalım fikri çok sıcak gelmiyor derken bir muamma gidiyor bu konuda... Sonumuz hayrola diyorum :)

Bezgin Bekir kıvamında olduğum için geçen hafta yapmam gereken birçok şeyi halletmedim. Listeyi tekrarlamak gibi olacak ama yapacak birşey yok. Birkaç ilave işle bu hafta kıvamına sokmam lâzım programı...

Gecikmeli olarak iyi ve mutlu haftalar efenim ♥


* Geçen haftadan kalan işleri hallet; terzi, geçmiş olsun ziyareti, gardrop... (Sinemayı hiç eklemiyorum gidemeyeceğim kesin gibi)

* Hafta sonu kızlarla toplanılacak...

* Oytun'un hastahane işi var, bir de kan tahlili yaptırabilirsem şahane olacak...

* Hafta sonu mevlüt var, unutma. Gitmezsen çok ayıp olur.

* Hediye alman lazım, erteledikçe erteliyorsun. Geç kalıyorsun

* Ve en önemlisi Oytun'un doğumgünü meselesine karar verilmesi lazım. Yoksa çok feci açıkta kalacak ve kendimi kötü hissedeceğim.





9 Şubat 2018

insta seçmeceleri, Ocak


Günlerden Cumaysa 
Şebo hepinize mutlu bir hafta sonu diler ve acele acele fotoğrafları koyup kaçar...
Çok iş var, çookkk
Öpüldünüz hepiniz ☺



Bugünkü etkinliğimizin adını huzur koyduk ❤️

Güneşi görünce
Akçay
 Yazı özledim


Doğuştan yetenekliymiş, öyle diyor 😂😂😂 

Buz pistinin ortasına kadar gitti ya
Sanırsın olimpiyatlarda madalya aldı
Oytun halleri


Size anne diyebilir miyim @ozlmgns 🙏🙏🙏 
Biz kart oyunlarına devam, şimdi zihnimizi açıyoruz 😂😂😂
Analar ve çocukları kapışıyor
Kovayı kaybettik sinemayı kazanalım bari
Sculptor heykeltraş demekmiş bu arada unutma Şebo


Kartları oyuna çevirdik, ingilizce kelimelerin anlamlarını buluyoruz 😂😂😂
 ...... tık batırdık derler ya durum aynen öyle 
İkinci turdan ümitliyiz ama ✌️
Hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz
Analar ve çocukları kıran kırana
Bir de her şeye garip yanıtlar vermesek iyiydi


Yemin ediyorum kendimle bu kadar uğraşsam filozof olurdum 

 Yakışıklı Oytun'la güzel Zeynep'e oyun hazırlıkları
Beni çok sevecekler bu kartları görünce
Boynuma atlamayacakları kesin



Kızçemle bir topun peşinden anlamsızca koşan yakışıklıları izlemeye geldik 😂😂😂😂

Güzel Zeynep
İnsanın hakikaten bir kızı olmalıymış
Oytun efendinin basketini izlemeye geldik
Onlar topun peşinde koşarken ne hissediyorlar bilmiyorum ama biz eğleniyoruz onları izlerken 
Kızsal hareketler :))


Ben çok şanslıyım kesinlikle... 
Şu hayat her dönemecimde o kadar özel ve güzel insanlarla karşılaştırdı ki beni ❤️ 
Kraliçem de onlardan biri işte 🙏🙏🙏 
Bugün bana mutluluğun resmini çektirdi  ❤️🎈🎈🎶🎶😘 

Mutlu Şebo
Plakların kraliçesi dedim ilk ben ona
Sonra gönlümün kraliçesi oldu
İyi ki varsın Damla



Pazar görünümlü Pazartesiden günaydın ☀️☀️☀️ 

Ev halleri
Sene değişti ama bizde değişen bir şey yok
Yarın sınavı olan çocuğun dramı var mesela şu anda bizde
Baykuşlu fincanıyla keyif yapan bir ana var mesela şu anda bizde
Az sonra testlerin yanıtlarını kontrol ederken andaki keyif başka bir boyuta geçebilir mesela şu anda bizde
Ortaya karışık ne istersen al sevgili instacım